Year:2017   Issue: 22   Area: Human and Social Sciences  

Ali KIZILET, Ersin ARSLAN, Zekiye ÖZKAN, Mustafa ATLİ, Mustafa BİNGÖL
COMPARING THE STRESS PERCEPTIONS OF DIFFERENT LEVELS OF SOCCER, ATHLETICS AND ORIENTEERING REFEREES
 
The aim of the paper is to compare the stress perceptions of soccer, orienteering and athletics referees at different levels in order to determine whether they differ in terms of demographic characteristics. "Perceived Stress Scale" developed by Cohen et al. (1983), the validity and reliability of which was studied by Eskin et al. (2013), was used. The research was carried out in different branches with 153 volunteer referees, mean age of whom 30.88 ± 10.97 years. The data were analyzed by using SPSS 15.0 statistical package program. Since the data did not show a normal distribution as a result of Kolmogorov-Smirnov normality test, "non-parametric" test was employed. Kruskal Wallis H test was used for multiple comparisons and Mann-Whitney U test and descriptive statistics were used in analyzing the differences between groups in cases where normality and homogeneity of variances were not achieved. The level of significance for the comparisons was set at p <0.05. When the stress perception scores of the referees were statistically analyzed, a significant difference was found in favor of orienteering referees aged between fifty and forty years, having low stress score, being married, making licensed sports, using internet less than ninety minutes, having mother, who has graduated from university (p <0.05). Soccer, athletics, and orienteering referees have different stress scores. The highest stress score was seen in soccer referees, followed by athletics and then orienteering referees. Stress occurs when the physical and spiritual limits of the organism are forced and threatened. The referees face with multiple negative factors while making appropriate decisions during the game. These negative factors are thought to increase the stress perception of referees. Considering the factors making them having low stress perception, it is thought that the referees have positive effects on the stress perception when they are married, doing sport besides refereeing, using internet, having mother, who has graduated from university, and refereeing in an individual branch.

Keywords: Soccer, Athletics, Orienteering, Referees

Doi: 10.17368/UHBAB.2017.4.11

FARKLI DÜZEYDEKİ FUTBOL, ATLETİZM VE ORYANTİRİNG HAKEMLERİNİN STRES ALGILARININ KARŞILAŞTIRILMASI
 
Giriş: Stres kavramı latince “estrica”, fransızca “estrece “sözcüklerinden gelmektedir. 17. yüzyılda felaket, bela, musibet, dert ve keder gibi anlamlarda kullanılmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda ise kavramın anlamı değişmiş; güç, baskı, zor anlamında objelere, kişilere, organa ve ruhsal yapıya yönelik olarak kullanılmıştır (Altıntaş, 2014). Lyon (2000) stres kelimesi rahatsız edici, insanların deneyimini olumsuz etkileyen ve yıkıcı anlamında kullanılmaktadır. ‘Bireyin, fizik ve sosyal çevreden gelen uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrete stres adı verilir’ (Cüceloğlu, 2016). Günümüzde stres, modern hayatın önemli bir parçası haline gelmiştir. Stres insan hayatını bütün yönleriyle etkileyen bir durumdur. (Eskin ve ark., 2013). Stresin ne olduğu ve strese neden olan etkenlerin ayırımını bilmek gerekir. Aileden, iş yerinden, arkadaşlardan, yönetsel baskı ve istekler dış stres kaynaklarıdır. Kişinin kendi içindeki baskı ve beklentileri ise iç stres kaynaklarıdır (Altıntaş, 2014). Selye (1985) kişilerde stres uzun sürdüğü zaman üç aşamada ortaya çıkabilmektedir. Bunlar alarm aşaması, direnme aşaması ve tükenme aşaması olarak tanımlanmaktadır. Alarm aşaması; adrenalin ve noradrenalinin kandaki düzeyinin yükselmesidir. Direnme aşaması; her iki hormonun kandaki yüksek seviyeyi koruma durumudur. Tükenme aşaması; organizmanın her zaman tetikte olması nedeniyle enerji rezervlerinin tükenmesi sonucu organizmanın çökmesidir. Kişilerde stres yaratan durumların farklı kaynaklardan gelmekte ve özel olmamaktadır. Stres yaratan durumlar kişiden kişiye değişmektedir (Tiryaki, 2000). Hakem terimi sözlükte; karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten veya sayı, zaman, yer, durum saptaması, beceri ve teknik değerlendirme gibi görevleri yürüten, kararlara ve saptamalara uyulması zorunlu olan görevlilere verilen addır. (Şahin, 2006). Hakemlerin iyi bir performans sergileye bilmeleri için psikolojik ve mental ihtiyaçlarını karşılanması gerekir (Çoban, (2010). Müsabaka devam ettiği sürece hakemlerin doğru karar verme özelliğinin sürdürmesi gerekir (Kızılet Bozdoğan ve ark., 2016). Hakemler her ne kadar fiziksel olarak iyi hazırlık geçirseler de psikolojik yeteneklerinin de geliştirilmesi gerektiği bilinmektedir. Hakemin karar verme anında stres boyutu da önem arz etmektedir. Hakemlerin vermiş olduğu kararların duygulardan arınmış olması güvenilir ve objektif olması gerekmektedir. Amaç: Bu çalışmanın amacı farklı düzeylerdeki futbol, oryantiring ve atletizm hakemlerinin stres algılarını karşılattırmak ve stres algılarının demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Çalışmaya, Van ilinde yapılan bölgesel futbol hakemleri atletik testine katılan klasman ve il hakemleri (n=51), Van ilinde düzenlenen bölgesel atletizm yarışmalarında görevli hakemler (n=51) ve Antalya ilinde düzenlenen oryantiring branşındaki yenilikler ile ilgili seminere katılan hakemler (n=51) olmak üzere, yaş ortalaması 30.88±10.97 olan gönüllü 153 hakem katılmıştır. Bu çalışmada kullanılan Algılanan Stres Ölçeği (ASO) Cohen ve ark. (1983) tarafından geliştirilmiş olup, Eskin ve ark. (2013) tarafından Türkçeye uyarlanmış, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Toplam 14 maddeden oluşan Algılanan Stres Ölçeği kişinin hayatındaki birtakım durumların ne derece stresli algılandığını ölçmek için tasarlanmıştır. Katılımcılar her maddeyi “Hiçbir zaman (0)” ila “Çok sık (4)” arasında değişen 5’li Likert tipi ölçek üzerinde değerlendirmektedir. Maddelerden olumlu ifade içeren 7’si tersten puanlanmaktadır. ASO-14’un puanları 0 ile 56 arasında değişmektedir. Yüksek puan kişinin stres algısının fazlalığına işaret etmektedir. Test puanları yapılan Kolmogorov-Smirnov normallik testi sonucunda normal dağılım göstermediğinden “non-parametrik” test uygulanmıştır. Normallik ve varyansların homojenliği sağlanmadığı için çoklu karşılaştırmalar için Kruskal Wallis H testi ve gruplar arasındaki farklılık analizinde Mann-Whitney U testi ile tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Karşılaştırmalar için anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 olarak belirlenmiştir. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada Futbol, Oryantiring ve Atletizm hakemlerin stres algı düzeylerini karşılaştırmak ve demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza katılan, Futbol, Oryantiring ve Atletizm hakemlerin medeni durumları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesi evli olan hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Evli olan hakemlerin aile kavramı ile birlikte sosyal paylaşımlarının daha fazla olduğu düşünülmektedir. Stres düzeyini etkileyen faktörler açısından evliliği irdelediğimiz zaman hakemlik yapan bireyin mutlu bir evliliği ve huzurlu aile ortamı varsa kişinin stres düzeyinin düşük olacağını ama bunun tam tersi olduğunda kişinin stres düzeyini olumsuz yönde etkilendiği düşünülmektedir. Ayrıca evli olan birey belli bir sorumluluğu üstlenmiş olup bu sorumluluğu sürdürebilmesi için gereken olgunluğu göstermesi gerekmektedir. Zamanla kazanmış olduğu bu olgunluk onun stresle baş etmesine de önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmamıza katılan hakemlerin geçmişte lisanslı olarak spor yapma durumları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesi geçmişte spor yapan hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Bu durum, hakemlerin daha önce yapmış oldukları sporculuk ile yapmakta oldukları hakemlik görevi arasında anlamlı bir ilişkiyi ifade etmektedir. Birçok sporcunun belirli bir dönem spor yaptıktan sonra hakemliğe devam ettiği bilinmektedir. Çalışmamızda, hakemlik branşları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesinin en düşük olarak, Oryantiring hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). En yüksek stres algısı ise futbol hakemlerinde görülmüştür. Oryantiring hakemlerinde stres algısının düşük çıkma nedenini irdelediğimizde, oryantiring branşının ferdi olması bu acıdan hakemlerin hem fizyolojik ve psikolojik olarak çok fazla baskı altında kalmadıkları ve doğada yapılan bir spor branşı olması etkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda, hakemlerin internet kullanma süreleri istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesi, 1.30 saat-dakikadan daha az kullanan hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). İnternet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Bu bağlamda, hakemlikle uğraşanların birçoğunun diğer bir mesleği olması ve bu mesleğin gereği olarak internet kullanması gerekebilir. Asıl önemli olan iş mesaisinin dışındaki zamanlarda internet kulanım süresini azaltmaları, onların stres düzeylerinin düşmesinde etkili olacağı söylenebilir. Çalışmamızda, hakemlerin anne eğitim düzeyleri istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesi anne eğitim düzeyi üniversite olan hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Bu sonuçlar doğrultusunda, bireyin duygularını anlatması, bunu karşısındaki kişinin anlamasını sağlaması, onların duygularını anlayıp yorumlaması, çözümlemesi ve duygularını kontrol etmesi günlük yaşamda oldukça önemlidir. Bu bağlamda anne eğitim düzeyini bu acıdan önemli olduğu düşünülmektedir. Anne eğitim düzeyinin yüksek olması, hakemlerin karşılaştıkları stresle baş etmeleri konusunda önemli katkı sağladığı kanısındayız. Çalışmamızda, hakemlerin yaşları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde stres algı seviyesi en düşük olarak, 50 yaş ve altı olan hakemlerin lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Bu bağlamda, hakemlik görevinde yıllar geçtikçe bireyin müsabaka koşularında karşılaşacağı olumsuz faktörleri önceden tahmin etmesi ve yılların kendisine kazandırdığı deneyimden dolayı strese neden olan faktörlerden fazla etkilenmeden üstesinden geldiği düşünülmektedir. Sonuç: Sonuç olarak, sporda psikolojik faktörler sadece oyuncular için değil aynı zamanda hakemler için de geçerlidir. Bu psikolojik faktörler, maç öncesi, maç esnasını ve maç sonrasını kapsamaktadır. Çalışmamızda futbol, atletizm ve oryantiring hakemlerin branşa göre ölçülen stres algı düzeyleri birbirlerinden farklı çıkmıştır. Bu sonuç doğrultusunda stres algısının en yüksek olarak birinci sırda futbol hakemleri, ikinci sırada atletizm ve üçüncü sırada ise oryantiring hakemlerinde görülmüştür. Tüm hakemlerin yaşları ve medeni durumları ele alındığında stres algı düzeyi en düşük, 50 yaş ve altı olan, evli olan hakemlerin lehinde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Bu durum evli olmanın ve yaşın ilerlemesine bağlı olarak kazanılan olgunluk ve deneyim sayesinde stresten daha az etkilendikleri ile açıklanabilir. Ayrıca, tüm hakemlerin, geçmişteki hayatlarında spor yapmaları, internet kullanma süreleri ve anne eğitim düzeyleri ele alındığında stres algı düzeyi en düşük, geçmişte lisanslı olarak spor yapan, interneti 1.30 saat-dakikadan daha az kullanan ve anne eğitim düzeyi üniversite olan hakemlerin lehinde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Bu bağlamda tüm müsabakalarda, Fair-Play ilkelerine bağlı davranan sporcular, yöneticiler, antrenörler ve seyirciler olursa, hakemlerin üzerindeki baskı ve stres azalacak, doğru karar verme yetkinliği artacaktır. Böylece hakemler de görevlerini çok daha iyi yapma imkânı bulacaklardır. Ayrıca hakemlerin; eğitim düzeyleri, baba eğitim düzeyleri, lisans programları, meslekleri, yönetsel görevleri, gelir düzeyleri, hakemlik yıları, düzenli kitap okuma alışkanlığı, hakemliğe yönlendiren birey gibi değişkenlerin stres algı puanları arasında anlamalı farklılık görülmemiştir (p>0.05).

Anahtar Kelimeler: Futbol, Atletizm, Oryantiring, Hakemler

Doi: 10.17368/UHBAB.2017.4.11

Tam Metin