Year:2017   Issue: 22   Area: Sports Science and Management  

Beraat KAYNAK, Gülten HERGÜNER, Çetin YAMAN, Ebru KAYNAK, Nigar YAMAN
MANAGER REMARKS AND THE EVALUATION OF PROBLEMS AND EXPECTATIONS ON THE CHANGE AND DEVELOPMENT PROCESS IN POST 1986 TURKISH SPORTS ADMINISTRATION
 
It is not possible to dissociate Turkish Sports Administration and the developments in this field from the world conjuncture. Being influenced by the changes and developments around the world and performing adjustments in line with these changes and developments is necessary, although at times these adjustments may be late or partly deficient. The fact that it is to be investigated particularly the years 1986-2011 of General Directorate of Sports and the stages of its development and the reasons of its change taken place until today is regarded as significant. In this frame there were some essential and rapid changes and developments in the Turkish sports administration especially after 1986. The main leading cause of this can be explained with a more open policy in a social, economic and political sense being carried out by Turkey against the countries of the world; and in addition the international interaction becoming easier and faster by means of some communication devices such as television, computer, internet etc. In this research, the resources which can be acquired through the archive scanning method were scanned, the changes and developments occurred in sports were evaluated while scrutinizing the related articles of the constitution, laws, rules and regulations besides official newspapers. Furthermore, the research was conducted via the case study design of qualitative research designs. An in-depth investigation on the period and a case study in this context were carried out due to the fact that the situation in Turkish sports administration of post 1986 was evaluated in terms of both official documents in historical process and manager views. Upon eliciting the manager perspectives on the matter, the problems and expectations were identified. Whether the expected result was obtained from the change or which conclusion was reached, whether the duties given to the institution with the related articles of the constitution were fulfilled by investigating in the direction of the views of GDS chief supervisors, the positive improvements of the Sports Organization was remarked, discussed the lacking aspects and some suggestions were offered on improving the current situation.

Keywords: Turkish Sports Administration, General Directorate of Sports, Development and Change from 1986 until present

Doi: 10.17368/UHBAB.2017.4.3

TÜRK SPOR YÖNETİMDE 1986 SONRASI DEĞİŞİM VE GELİŞİM SÜRECİNE DAİR YÖNETİCİ GÖRÜŞLERİ İLE PROBLEM VE BEKLENTİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
Giriş: Türk spor yönetimini ve bu alandaki gelişmeleri dünya konjonktüründen ayrı düşünmek mümkün değildir. Bazen gecikmeli ya da kısmen eksik olsa da dünyadaki gelişim ve değişimlerden etkilenmek ve bu doğrultuda düzenlemeler yapmak gerekir. Spor Genel Müdürlüğü’nün özellikle 1986-2011 tarihleri ve günümüze kadar gerçekleşen gelişim aşamaları ve değişim sebeplerinin araştırılması önemli görülmüştür. Bu çerçevede özellikle 1986 sonrasında Türk spor yönetiminde köklü ve hızlı değişimler ve gelişmeler yaşanmıştır. Bunun en başta gelen sebebi Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve politik olarak dünyaya ülkelerine, daha açık bir politika izlenmesi, ayrıca milletler arası etkileşimin; televizyon, bilgisayar, internet vb. iletişim araçlarıyla daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesidir. Bu araştırmada arşiv taraması yöntemiyle ulaşılabilen kaynaklar taranmış olup anayasanın ilgili maddeleri, kanun, tüzük ve yönetmelikler ayrıca resmi gazeteler irdelenerek sporda gerçekleşen değişim ve gelişmeler değerlendirilmiştir. Ayrıca araştırma nitel araştırma desenlerinden örnek olay ( durum çalışması ) deseniyle yapılmıştır. Çalışmada 1986 sonrası Türk spor yönetimindeki durum hem tarihsel süreçteki resmi belgelerle hem de yönetici görüşleriyle değerlendirildiği için bu dönem hakkında derinlemesine araştırma ve bu bağlamda da durum çalışması yapılmıştır. Yönetici görüşleri alınmış problem ve beklentiler belirlenmiştir. Değişimden beklenen sonucun elde edilip edilemediği ya da hangi sonuca ulaşıldığı ise yürürlükteki Anayasanın ilgili maddeleri ile kuruma verilen görevlerin yerine getirilip / getirilmediği SGM başmüfettişlerinin görüşleri doğrultusunda incelenerek, spor teşkilatının olumlu gelişmelerine dikkat çekilmiş, eksik yönleri tartışılmış ve durumun iyileştirilmesine dair öneriler sunulmuştur. Bu yönde atılan ilk adım 1986 yılında spor federasyon başkanlarının seçiminde getirilen tercihe dayalı yenilik olmuş, akabinde 3461 sayılı Kanun ile Türkiye Futbol Federasyonu’na özerklik verilmiş, 1993 yılında diğer/amatör spor federasyonları başkanlarının seçimle işbaşına gelmelerine ilişkin yasal düzenleme yapılmış, 2004 yılında da futbol haricindeki spor federasyonlarına idari ve mali yönden özerk olma imkânı tanıyan yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş, sporda şiddet yasası çıkarılmış, bu konuyla alakalı TBMM bünyesinde araştırma komisyonu oluşturulmuş, dopingle mücadele ve ödül yönetmeliğinde yasal düzenlemeler yapılmış. Sivil toplum kuruluşları ve kulüplerin kurulmasını kolaylaştırmak için dernekler kanunu kabul edilmiş ve spordaki uyuşmazlığı çözmek için tahkim kurulu oluşturulmuştur. Nitekim yapılan araştırmada SGM’ye (GSGM) bağlı spor federasyonlarının özerk hale gelmesinin, 1986 sonrası Türk spor yönetimindeki önemli değişiklik olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak 2011 yılında federasyonların “özerk” yerine “bağımsız” olarak nitelenmesi ve adlandırılması gerektiği hususu üstelik bir Anayasal değişiklik ile zorunluluk haline getirilmesine karşın, 1986 sonrasında Federasyonların idari ve mali yapısındaki değişikliklerin yine de “özerklik” olarak algılanması, hatta spor yönetimine faydası olması bakımından “bağımsız olmamaları gerektiği” yönünde genel bir kanı bulunması dikkat çekicidir. Federasyonların nasıl bir düşünce içerisinde hareket ettiklerini, Türk spor alanını hangi nedenlerle yönetme amacında olduklarını ve Anayasa değişikliği ile getirilen yeni “bağımsızlık” kavramı ile olması gerekenin ne derece uyuştuğunun ortaya konulması bakımından önemlidir. Bu bağlamda; yasal değişikliklerin her alanda olduğu gibi sportif alanda da uygulamalar ile çelişmemesi ve uygulamaların eksik yönünü gidererek, düzenleyici ve iyiye doğru kolaylaştırıcı olmasının ne kadar önemli olduğu, sportif alanda umulan başarıya zemin hazırlayıcı olması gerektiği de ortaya çıkmaktadır (Karaoğlu, 2017). Öte yandan Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğünde çalışan 9 Müfettişe yapılan açık uçlu anket araştırmasında sorulan Türk spor yönetiminde 1986 sonrasında yapılan değişiklikler arasında ilk üç sırada gösterilenlerden sporda şiddet yasasının çıkarılması, gerek ülkemizdeki gerekse tüm dünya ülkelerindeki sportif alanda yaşanan olaylar dikkate alındığında ne derece önemli ve olumlu bir adım olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Üstelik yerinde bir düzenlemeyle sadece şiddete ilişkin düzenlemeler getirilmemiş, içerisine şike, teşvik primi gibi çok önemli sorunlar da ilave edilerek çözüm aranmış, kapsamı da spor müsabakaları ile sınırlı olmaktan çıkarılarak müsabaka öncesi, sonrası ve esnası şeklinde genişletilmiştir. Başbakanlığa bağlı olan “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ nün isim de değiştirerek “Spor Genel Müdürlüğü” olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlanması konusunun da Türk spor yönetimindeki önemli değişikliklerden birisi olarak öne çıktığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan Tahkim Kurulunun oluşturulması en önemli yönetimsel değişikliklerden ve yeniliklerden bir tanesidir. Tahkim Kurulunun sportif yargılamada en son mekanizma olması hususundaki yasal engellerin anayasa değişikliği ile 2011 yılında giderilmiştir. Aynı zamanda Futbol federasyonu bünyesindeki Tahkim Kurulu ile birlikte tek çatı altında birleştirilmesi hususunun gerçekleştirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Spor sponsorlukları ise küreselleşen dünyada geniş kitleleri etkilemesi sebebiyle kişi ve firmalar için önemli bir pazarlama tekniği, ticari sonuçları hedefleyen iletişim aracı olmuştur. Ülkemizde spor yönetimi açısından da devrim niteliğinde, gerekli fakat yine de yeterli olmayan bir düzenleme yapıldığı görülmektedir. Büyük spor kulüplerinin şirketleşmesi, sporun amatörlükten çıkıp profesyonel hale gelmeye başlaması, tesislerin ve tahsisli arazilerin spor için amaç dışı kullanılmasındaki artış, %1 payların kaldırılarak taşra teşkilatı gelirlerinin azaltılması, SGM’ye ait spor tesislerinin ve arsa/arazilerinin bedelsiz olarak kulüplere verilmesindeki artış, tesis yapma mükellefiyeti, okul sporlarının SGM’ye verilmesi, hususlarının da spor yönetiminde önemli görülen diğer değişiklikler olarak öne çıktığı anlaşılmaktadır (Karaoğlu, 2017). Bu çerçevede spor yönetiminde birçok köklü ve olumlu değişiklik yapılmakla birlikte, bunlar yeterli görülmemektedir. Yapılması gereken, bu yöndeki adımların devamının getirilmesi ve desteklenmesidir.

Anahtar Kelimeler: Türk Spor Yönetimi, Spor Genel Müdürlüğü, 1986’ dan günümüze Gelişim ve Değişim

Doi: 10.17368/UHBAB.2017.4.3

Tam Metin